En Önemli İngilizce Kelime Öbekleri ve Kelimeler
Page 41 of 50 · Choose the right translation
Judy onu seviyor.
That cannot be true.O, doğru olamaz.She got him drunk.Onu sarhoş etti.I can't take it any more.Artık onu alamam.
Ondan uzak durun.
I'll take that.Onu alacağım.Forget about that right now.Onu derhal unut.Tom is dancing.Tom dans ediyor.
Bir menü göreyim.
I made three errors.Üç hata yaptım.It was very beautiful.O çok güzeldi.This is not good at all.Bu hiç iyi değil.
Ona sözlükte bak.
That would be fine.Bu iyi olurdu.It's very old.Bu çok eski.Give those to Tom.Onları Tom'a ver.
Meg resmi boyadı.
That was some storm.O, bir fırtınaydı.I said that.Onu söyledim.I would like that.Onu istiyorum.
Kimse emin değil.
There is no salt left.Hiç tuz kalmadı.Keep away from me.Benden uzak durun.That's really sad.O gerçekten üzücü.
Şimdi lütfen git.
I've got a partner.Bir arkadaşım var.She's a good person.O iyi bir insan.I'm confident.Ben eminim.
Kalemi yerden al.
Leave now.Şimdi terk et.Tom is wonderful.Tom harika.It's red.Bu kırmızı.
Lütfen susuz gel.
Tom is in luck.Tom şanslı.This is a great moment.Bu harika bir an.That's way too much.O çok fazla.
Lütfen bize uğra.
Tom is plastered.Tom sarhoş.The girl is lonely.Kız yalnız.You are tallest.Sen en uzunsun.
Lütfen emin olun.
There were enough.Yeterince vardı.I'll take that.Onu alacağım.I found the room empty.Odayı boş buldum.
Posta ile gönder.
It happens sometimes.Bazen olur.I borrowed it.Onu ödünç aldım.The girl appeared sick.Kız hasta göründü.
O, elmayı ısırdı.
Give me the book.Bana kitabı verin.This is necessary.Bu gerekli.Tell the truth.Gerçeği söyle.
Ona ihtiyacı var.
Let's play something.Bir şey oynayalım.There was a moon that night.O gece ay vardı.She is Canadian.O Kanadalı.
O bana söylemedi.
John works hard.John sıkı çalışır.Mary is mine.Mary benim.That’s actually the truth.Aslında o gerçek.
O bir para buldu.
How lovely!Ne kadar hoş!There is no other way.Başka yolu yok.Good for you.Senin için iyi.
Bana iyi geliyor.
That's the only way.Bu tek yol.Let's play something.Bir şey oynayalım.She looked up at him.O ona baktı.
O gün gelecektir.
These things do happen.Bu şeyler olur.This place is all right.Bu yer iyi.Someone called.Biri aradı.
O tam onun tarzı.
Leave us.Bizi bırak.The woman is ready.Kadın hazır.The two left.İki kişi gitti.
O doğru değildir.
It's my CD.O benim CD'im.How lovely!Ne kadar hoş!There's been an accident.Bir kaza oldu.