ShadowingKorean

En Önemli İngilizce Kelime Öbekleri ve Kelimeler

Sayfa 50 / 50 · Doğru çeviriyi seç

▶ YouTube'da izle

  1. Bana ondan bahset.

    • I got an A.Bir A aldım.
    • It just happens.Sadece olur.
    • Mary is mine.Mary benim.
  2. O yardımcı olmalı.

    • It's very big.O çok büyük.
    • I invited Tom over.Tom'u davet ettim.
    • The dog nipped at me.Köpek beni ısırdı.
  3. O iyi görünüyordu.

    • He fills the bill.O senedi doldurur.
    • There is nothing wrong with you.Sende hata yok.
    • It was very beautiful.O çok güzeldi.
  4. O doğru görünüyor.

    • This isn't helping.Bu yardım değil.
    • The car is ready.Araba hazır.
    • He'll come soon.Yakında gelecek.
  5. Kıl payı kurtuldu.

    • It is of great use.O, çok faydalıdır.
    • Let me handle that.Bana bırak.
    • Nobody came.Hiç kimse gelmedi.
  6. O, bir fırtınaydı.

    • The idea is not bad.Fikir fena değil.
    • She is always busy.O hep meşgul.
    • He left just now.Az önce gitti.
  7. O, yapmak zorunda.

    • I imagined that.Onu hayal ettim.
    • The money is good.Para iyidir.
    • Drink lots of water.Çok su için.
  8. Bunu bilmek güzel.

    • Drink lots of water.Çok su için.
    • Aoi dances.Aoi dans eder.
    • The chance is gone.Şans gitti.
  9. O gerçekten üzücü.

    • The tree grew very tall.Ağaç çok uzadı.
    • I wanted an apology.Bir özür istedim.
    • I can't drink the beer any more.Artık bira içemem.
  10. O, bize ne olduğu.

    • It's a good choice.Bu iyi bir tercih.
    • It's been a while.Bir süre oldu.
    • I don't smoke.Ben sigara içmem.
  11. Olması gereken bu.

    • That isn't it.Bu o değil.
    • David is very active.David çok aktif.
    • Here comes the train.İşte tren geliyor.
  12. Kaza şafakta oldu.

    • There are several reasons.Birkaç neden var.
    • I'm convinced.Ben ikna oldum.
    • Tom is wonderful.Tom harika.
  13. Ayı beni kovaladı.

    • I'm not free.Boş değilim.
    • I am acquainted with him.Onu tanıyorum.
    • That would be good.Bu iyi olur.
  14. Palto benim değil.

    • The letter made her sad.Mektup onu üzdü.
    • They have declined.Onlar reddetti.
    • This isn't helping.Bu yardım değil.
  15. Piknik günü geldi.

    • It's morning.Sabah oldu.
    • A lot has happened.Birçok şey oldu.
    • I can't drink the beer any more.Artık bira içemem.
  16. Köpek, eti yemedi.

    • I like him.Onu severim.
    • I'm convinced.Ben ikna oldum.
    • I'm the one who did it.Onu yapan benim.
  17. Köpek beni ısırdı.

    • That cannot be true.O, doğru olamaz.
    • Wow! That's cheap!Oh, o ucuz!
    • I forgot about Tom.Tom'u unuttum.
  18. Kız hasta göründü.

    • That's very big.Şu çok büyük.
    • That's right up my alley.Tam bana göre.
    • Keep the fire alive.Ateşi canlı tut.
  19. Ev tamir ediliyor.

    • That's very distant.O çok uzak.
    • Take a bus.Bir otobüse bin.
    • No way!Mümkün değil!
  20. Fikir ona özgüdür.

    • Have some more.Biraz daha ye.
    • I got an A.Bir A aldım.
    • I've been thinking.Düşünüyorum.
Geri

영어 기초 · 공부법 →